ordu

Doç. Dr. Çakmak'tan "jinekolojik kanser" uyarısı: Belirtileri göz ardı etmeyin

Kadınlarda görülen jinekolojik kanserlere dikkat çeken Doç. Dr. Yusuf Çakmak, erken teşhisin tedavi başarısını artırdığını vurguladı. Türkiye'de her yıl yaklaşık 13 bin kadının jinekolojik kanserlerle karşı karşıya kaldığını belirten Çakmak, düzenli kontrollerin hayati önem taşıdığını ifade etti.

08 Nis 2026 - 15:02 YAYINLANMA
0 GÖSTERİM

Batman'da İLKHA muhabirine açıklamalarda bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yusuf Çakmak, jinekolojik kanserler konusunda önemli bilgiler paylaştı.

Erken tanının hayat kurtardığını belirten Çakmak, kadınların belirtileri ciddiye alarak düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.

Kadınlarda sık görülen kanser türleri arasında yer alan jinekolojik kanserlerin çoğu zaman belirti verdiğini ancak bu belirtilerin yeterince önemsenmediğini ifade eden Çakmak, özellikle risk grubunda bulunan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğine işaret etti.

Sağlık taramalarına düzenli katılımın, hastalıkların erken evrede yakalanmasında kritik rol oynadığını belirten Çakmak, erken teşhis sayesinde tedavi sürecinin daha başarılı ve daha az komplikasyonla ilerlediğini dile getirdi.

Doç. Dr. Yusuf Çakmak

Çakmak, "Kanserlerde erken tanı hayat kurtarır.' şiarıyla hastalarımıza jinekolojik kanserler hakkında bilgilendirme yapmak istiyoruz. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 20 milyon insanda kanser vakası görülmekte ve bunların yarısı maalesef hayatını kaybetmektedir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre ise yılda yaklaşık 100 bin kadında kanser görülmekte, bunların 13 bini jinekolojik kanserlerdir." dedi.

"Bu kanserler yılda yaklaşık 13 bin kişiyi etkilemektedir"

Kadınlarda sık görülen kanser çeşitlerine dikkat çeken Çakmak "Kadınlarda görülen kanserler arasında meme, akciğer ve kolorektal kanserlerden sonra jinekolojik kanserler dördüncü sırada yer almaktadır. Jinekolojik kanserlerde en sık rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanseri görülmektedir. Bu kanserler yılda yaklaşık 13 bin kişiyi etkilemektedir." ifadelerini kullandı.

"Erken tanı tedavi başarısını artırıyor"

Kanser hastalıklarında erken tanının önemine değinen Çakmak, konuşmasına şöyle devam etti:

"Jinekolojik kanserlerde erken tanı ile cerrahi tedavi mümkünken, gecikmiş vakalarda cerrahi tedavi tek başına yeterli olmamaktadır. En sık görülen rahim kanseriyle ilgili kısa bir bilgilendirme yapmak istiyorum. Rahim kanseri ve yumurtalık kanseri için maalesef bir tarama programı bulunmamaktadır. Bu nedenle hastaların şikayetlerini önemsemeleri ve bir kadın doğum hekimine başvurmaları gerekmektedir."

"Rahim ve yumurtalık kanserine dikkat"

Çakmak "Rahim kanseri yılda yaklaşık 6 bin kişide görülmektedir ve genellikle erken evrede tanı almaktadır. Bunun nedeni, postmenopozal kanama ya da menopoz öncesi dönemde düzensiz kanamalarla kendini göstermesidir. Tanısı, biyopsi dediğimiz yaklaşık 5 dakikalık bir işlemle konulabilmektedir. Erken evrede yakalandığında cerrahi ile tedavisi mümkündür. Yumurtalık kanseri ise tarama testi olmayan ve sinsi ilerleyen bir kanserdir. Bu nedenle hastaların şikayetlerini önemsemeleri büyük önem taşır. Şişkinlik, karın ağrısı, adet düzensizliği ve döngüsel bozukluklar gibi durumlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır." dedi.

"Risk faktörleri ve serviks kanseri"

Çakmak "İleri yaş, obezite, diyabet, hipertansiyon ve ailede kanser öyküsü bu kanserler için risk faktörleridir. Üçüncü en sık görülen kanser ise rahim ağzı (serviks) kanseridir. Bu kanser, tarama programları ve aşısı sayesinde önlenebilir olması nedeniyle ayrı bir öneme sahiptir. Gelişmiş ülkelerde tarama programlarının yaygın kullanımı ve aşılama sayesinde serviks kanseri görülme sıklığı azalmaktadır. Ülkemizde ise her yıl yaklaşık 2 bin 500 vakada görülmektedir. Erken evrede tanı mümkündür, ancak ileri evrelerde sonuçlar olumsuz olabilmektedir. Rahim ağzı kanseri taramasında iki önemli test vardır; smear testi ve HPV testi. Her ikisi de rahim ağzından alınan örnekle yapılmaktadır. Hastaların yaklaşık yüzde 90’ında HPV enfeksiyonu saptanmaktadır. HPV, yaklaşık 200 çeşidi olan ve çoğunlukla cinsel yolla bulaşan bir virüstür. Bunların 10-12 tipi yüksek riskli gruptadır." dedi.

"Tarama ve erken teşhisin önemi"

Erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çeken Çakmak "HPV enfeksiyonu hemen kansere yol açmaz, önce kanser öncesi lezyonlar gelişir. Smear ve HPV testleriyle bu lezyonlar erken dönemde tespit edilerek kansere ilerlemeden tedavi edilebilir. Tanı, kolposkopik biyopsi ile konulur. Bu işlem kısa sürede, ağrısız şekilde yapılabilir. Rahim ağzı özel bir kamera ile büyütülerek incelenir ve gerekli yerlerden biyopsi alınır. Ülkemizde devlet bünyesinde ücretsiz tarama hizmeti sunan KETEM merkezleri bulunmaktadır. HPV testi 3-5 yılda bir, smear testi ise 3 yılda bir önerilmektedir. Bu taramalara düzenli katılım, kanser oranlarının azaltılmasında büyük önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı.

"Anormal kanamalar ihmal edilmemeli"

Çakmak "Menopoz döneminde görülen kanamalar normal değildir ve mutlaka doktora başvurulmalıdır. Menopoz öncesinde de normal dışı kanamalar (2-8 gün dışında süren ya da aşırı yoğun kanamalar) dikkate alınmalıdır. Ayrıca ilişki sonrası kanama da önemli bir belirtidir ve ihmal edilmemelidir. Jinekolojik kanserler ne kadar erken tespit edilirse, cerrahi tedavi ile başarı oranı o kadar artar." dedi.

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: