Filistinli esirlere ölüm cezası: Keyfi cinayetleri meşrulaştırma çabası
Siyonist rejim, Knesset'te onayladığı Filistinli esirlere ölüm cezası yasasıyla uluslararası hukuku hiçe sayarken, Filistinli yetkililer ve uluslararası kurumlar bu yasayı savaş suçu olarak nitelendiriyor ve derhal iptal edilmesini talep ediyor.
Siyonist rejimin Knesset'te Filistinli esirlere ölüm cezası yasasını onaylamasının ardından hem yerel hem de uluslararası düzeyde sert tepkiler gelmeye devam ediyor.
Uzmanlar ve yetkililer, bu yasanın uluslararası insancıl hukuk ve Cenevre Sözleşmeleri açısından açık bir ihlal olduğunu vurgularken, bölgedeki güvenlik ve istikrarı ciddi şekilde tehdit edeceğini belirtiyor.
Bu gelişme, İran'a karşı yürütülen savaşın gölgesinde yaşanırken, rejimin Gazze'deki soykırımı sürdürmesi, Batı Şeria'daki yerleşimci saldırılarını ve işgalci ordunun baskınlarını artırması, Filistin direnişini zayıflatma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Filistin Cumhurbaşkanlığı, yaptığı açıklamada, esirlere ölüm cezası getiren bu yasayı şiddetle kınadığını duyurdu.
Açıklamada, yasanın savaş suçu teşkil ettiği, uluslararası hukuka ve Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğu ve Filistin halkına karşı ciddi bir saldırı olduğu vurgulandı.
Cumhurbaşkanlığı, bu yasa ve uygulamaların Filistin halkının direnişini kıramayacağını ve halkın özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinden vazgeçiremeyeceğini belirtti.
Açıklamada ayrıca, yasa ile ilgili Avrupa ülkelerinin yayımladığı ortak bildirilerde siyonist rejimin bu yasadan vazgeçmesi talep edilirken, uluslararası toplumun sorumluluklarını yerine getirmesi ve işgalci rejimi bu suçlarından dolayı hesap vermeye zorlaması çağrısında bulunuldu. Yasa ile Filistinli esirlere uygulanan zulüm ve işkencelerin meşrulaştırılmak istendiği, bunun da bölgedeki gerilimi ve istikrarsızlığı artıracağı uyarısı yapıldı.
Birleşik Krallık, Almanya, Fransa ve İtalya, siyonist rejimi bu yasayı uygulamaktan vazgeçmeye çağıran ortak bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, yasayla birlikte ölüm cezasının uygulanma olasılığının artacağı, bunun ise insanlık dışı ve aşağılayıcı bir cezalandırma biçimi olduğu vurgulandı.
Ürdün Dışişleri Bakanlığı da Knesset'in yasayı onaylamasını kınadı ve bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu açıkladı. Bakanlık, yasayı işgalci rejimin Filistin halkının haklarına yönelik sistematik ve ayrımcı politikalarının bir parçası olarak değerlendirdi ve uluslararası toplumun harekete geçmesi çağrısı yaptı.
Mısır, yasayı şiddetle kınadığını duyurarak, bunun istikrarı tehdit eden ciddi bir adım olduğunu ve adil yargılama garantilerini ihlal ettiğini belirtti. Mısır, uluslararası toplumu işgalci rejimin uygulamalarını durdurmaya çağırdı.
El-Ezher, uluslararası hukuk sisteminin siyonist rejimin Filistinli esirlere ölüm cezası getiren yasa girişimini engelleyememesine tepki göstererek, dünyanın derhal harekete geçmesini istedi ve yasayı, işgalcinin keyfi cinayetleri meşrulaştırma çabası olarak nitelendirdi.
Arap Parlamentosu Başkanı Muhammed El-Yemahi, Knesset'in yasayı onaylamasını sert bir dille kınayarak, bunun bir savaş suçu ve insanlığa karşı işlenen bir suç olduğunu belirtti. Uluslararası toplumu, Birleşmiş Milletler, İnsan Hakları Konseyi ve Kızıl Haç gibi kurumları sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı ve siyonist rejim liderlerinin hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin El-Şeyh de yasanın ciddi bir tırmanış ve uluslararası hukuka karşı açık bir meydan okuma olduğunu ifade etti.
Fetih Hareketi, yasayı, Filistinli esirlere yönelik öldürme politikalarını meşrulaştıran bir adım olarak değerlendirdi ve esirlerin haklarına sahip çıkmaya devam edeceklerini duyurdu.
Filistin Dışişleri Bakanlığı, yasanın uygulanmasının Filistin topraklarında siyonist rejimin tek taraflı politikalarını meşrulaştırmak anlamına geleceğini belirterek, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.
Esirler kuruluşları ise yasanın Filistinlilere yönelik doğrudan bir hedefleme ve ciddi bir insan hakları ihlali olduğunu vurguladı.
Filistin Ulusal Konseyi Başkanı Ruhi Fetuh, Knesset'in yasayı onaylamasını, Filistinli esirlere yönelik sistematik bir öldürme ve suç yasallaştırma girişimi olarak nitelendirdi. Fetuh, esirlerin özgürlük savaşçıları olduğunu ve hiçbir şekilde suçlu muamelesi görmemeleri gerektiğini vurguladı.
Fetih Hareketi Başkan Yardımcısı Mahmud El-Alul, yasanın savaş suçu olduğunu ve Filistinli esirlere yönelik ciddi bir tırmanış teşkil ettiğini belirtti. El-Alul, uluslararası toplumu yasayı durdurmaya ve siyonist rejimi hesap vermeye zorlamaya çağırdı. (İLKHA)